Tarihte bilinen en eski oyuncak, oyuncağı kim bulmuştur, en eski oyuncaklar, türk tarihinde oyuncağın yeri vb… oyuncak makalelerini sizler için hazırladık.

Oyuncak denilince erkeklerin aklına ya bir oyuncak araba yada robotlar gelirken kız çocuklarının aklına lüleli ve sarı saçlı bir oyuncak bebek gelir. Elbette aklından başka oyuncaklar geçirenler de vardır, pofuduk bir kedicik, uçak, tren gibi. Bazılarıysa bilgisayarda oynayabilecekleri oyun konsollarını tercih eder. Ebeveynler de çocuklarını geçmişte özlemini çektikleri, yoksunluğunu hissettikleri oyuncaklara yönlendirir. Aslında yediden yetmişe oyun oynamak herkesi eğlendirir. Pikniğe gidildiğinde ip atlamaktan hoşlanmayan bir yetişkin gördünüz mü hiç ya da salıncakta sallanmak için nazlanan birini ?

Tarihte Bilinen En Eski Oyuncaklar

Oyuncaklarla serüvenimiz bebekliğimizle başlar. Çocuklar oyuncaklarla oynayarak dünyayı anlamlandırır. Başlangıçta kendi hayal dünyasını geliştirmek için kendi oyuncaklarını bulup yaratır. Günümüzde seri olarak üretilen ve her yerde rastlanan oyuncaklar, hiçbir özellikleri olmadığından sıradandır.Oyuncak makyaj malzemesi seti, alet çantası, mutfak seti buna örnek verilebilinir. Oysa en basit oyuncak taş ve sopadır. Üçtaş, beştaş, dokuztaş ya da kaydırak oyunu için her yerde taş bulunabilir. Sopa denilen basit bir ağaç dalı çocuğun hayal gücünde at, araba vb. işlere yarar.

Bir ağaç dalından yapılan sapan doğal bir oyuncaktır. Doğal oyuncağa uçurtma da bir örnektir. En basitinden bir gazete kâğıdı ve iple bu oyuncak kolaylıkla yapılabilinir. Gazoz kapaklarıyla, iple ve lastikle oynanan oyun çeşitleri bile vardır. Ancak 20-21. yüzyıllarda teknolojik dijital oyuncaklar bütün bu doğal oyun ve oyuncakları ikinci plana atmıştır. Konsol oyunları yeni oyuncaklardır ama ekranda oynanırlar. Çocuk tamamen hareketsizleşir. Oyun ve oyuncağın tarihi belki insanlık kadar eskidir.

İlk Çağ da mağara duvarlarına resimler çizerken kullanılan taşlar bugünkü boya kalemlerinin ataları olarak oyuncak sayılmaktadır. Ancak tarihte bilinen ilk oyuncaklar Mısırlılara aittir. MÖ 5. yüzyılda Mısırlı çocukların tahta atlarla oynadıklarına dair arkeolojik bilgiler edinilmiştir. Kazılarda misket ve topaç benzeri oyuncaklar da bulunmuştur. Bilindiği gibi Mısır Medeniyeti ilk çağların en gelişmiş medeniyetlerinden biridir. Özellikle firavun mezarlarında bebek oyuncaklarının bulunması Mısır’ın oyuncağa verdiği önemi açıkça göstermektedir. Eski Yunan, Roma ve Çin’de de kilden yapılıp fırınlanma hareketli kol bacaklara sahip bebekler yapıldığı bilinmektedir. Seri olarak üretilen ilk bebekler, tahta atlar ve benzer hayvanlar ise 1700’lerin Almanya’sına aittir.

Yunanlar kil sanatıyla yapıldığı tahmin edilen ilk oyuncak bebeğe “Çıngırak Kil Bebek” adı takılmıştır. Bu bebek, kilden yapılmış olup hareketli kol ve bacaklara sahipti. 1800’lerin başlarında tahta eklemli, kalıpta işlenmiş bebekler yapılmaya başlandı ve bu bebeklere de “Sonneberg Bebekleri” ismi takıldı. On dokuzuncu yüzyılın başlarına kadar herhangi bir estetiği içermeyen bebekler, bu yüzyılın sonlarına doğru yuvalı eklemler, uyuyan gözler, süslü dekoratif elbiseler ve ses çıkartabilen bebekler olarak belirmeye başladılar.

Türk tarihinde satılmak amacıyla üretilen ilk oyuncaklara Osmanlı döneminde rastlanır. Eyüp’te hayvan bağırsağından yapılmış balonların, tahta topaçların, çemberlerin, teflerin, toprak düdüklerin satıldığı bilinmektedir. Dönemin en sevilen oyuncakları ise düdük, dümbelek, fırıldak, top, top kaynana zırıltısı, şakşak, tahta araba, dönme dolap ve ay beşiklermiş.

 

Kaynakça:

Yakamoz Yayınları

Yorum Yap

Yorum Yap