Yararlı Bilgiler

Kimliksiz İnsanlar-Sıradışı insanlar-Kim Olduğu Bilinmeyen İnsanlar

Kim olduğu bilinmeyen insanlar, kimliksiz insanlar, gizemli insanlar, kimliği tespit edilemeyen insanlar, sıradışı insanlar vb.. en ilginç bilgiler için aliskanlik.com

Kimliksiz İnsanlar

Tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığımız zaman karşımıza pek çok kişi çıkar. Ancak bilinen ve ün yapmış kişilerin yanında bir de kim oldukları hakkında hiçbir bilgi olmamasına rağmen herkes tarafından tanıdık olan insanlar da vardır. Bu gizemli insanların bazılarının gerçekten kim oldukları hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Araştırmacılar bu kimliksiz insanlar ortaya çıkarmak için büyük bir gayret göstermiş olsalar da pek çoğu bir fotoğraf karesinde kendisini göstermiş ve bir daha izine rastlanmayacak şekilde ortadan kaybolmuşlardır. Bu yazımızda sıradışı insanlar ve kim olduğu bilinmeyen insanlar olduğuna bir göz atıp elimizdeki bilgiler dahilinde anlatmaya çalışacağız.

10.Düşen Adam

Amerika’da 11 Eylül saldırıları sırasında ikiz kuleler yıkılmadan hemen önce kendisini boşluğa bırakan bir insanın fotoğrafı gazetelere yansımıştı. Binanlar çökmeden hemen önce katlarda mahsur kalan insanlar hava almak için kendilerini boşluğa atıyorlardı. Bütün bu kargaşa içinde bu düşen adamın olduğu fotoğraf karesi insanlar tarafından en etkileyici ve olayın çarpıcılığını en açık şekilde anlatan kare seçildi. Dünya Ticaret Merkezi’nin iki kulesinden toplamda 200 kişinin kurtulmak için kendisini boşluğa bıraktığı tahmin ediliyor. Fotoğrafta baş aşağı şekilde yere düşen bu adam hakkında hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Muhtemelen bu kadar yüksekten aşağıya düştüğü için hayatta kalamadı. Adamın havada çekilen fotoğrafını görenlerden bazıları onun kuzey kulesindeki restoranda çalışan bir görevli olduğunu söylediler.  Jonathan Briley adındaki bu görevlinin gerçekten bu kişi olup olmadığı hiçbir zaman kesinlik kazanmadı. Düşen Adam kimliksiz bir şekilde tarihteki yerini aldı.

9.Hiroşima Merdiven Gölgesi

Kimliksiz İnsanlar-Sıradışı insanlar-Kim Olduğu Bilinmeyen İnsanlar 2

Atom bombasının atılması 2. Dünya Savaşı’nın da bir anda sonlanmasına sebep oldu. Ancak atılan iki atom bombasında binlerce kişi hayatını kaybetti. Savaş tarihi boyunca hayatını kaybeden masum insan sayısı hiç bu kadar fazla olmamıştı. Patlamanın yaşandığı bölgede ve civarında uzun yıllar sürecek olan bir etki bıraktı. Bazı insanlar patlamaya kahvaltıda yakalandılar, bazıları ise işlerine gidiyordu. Ancak patlamaya yakalanan bir insan, kim olduğu bilinmese de tarihteki yerini aldı. Hiroşima’da patlamanın yaşandığı bölgeye 900 metre mesafede merdivenlerde oturan bir adam vardı. Patlama meydana geldiğinde ortaya çıkan inanılmaz yüksek ısı ve ışık merdivenlerde oturan bu adamın gölgesini taşların üzerine bir gölge olarak kazıdı. Kimliği tespit edilemeyen insanlar listesinde yerini alan bu adama dikkatli bakıldığında burada oturan adamın gölgesinin net bir şekilde merdivenlerin üzerinde olduğu görülmekte. O zamandan bu zamana merdiven çeşitli tadilatlardan geçse de bu gölge hala ibret olması açısından merdivenlerin üzerinde durmakta.

8.L’Inconnue de la Seine

1880’li yıllarda Fransa’da yaşayan genç bir kadının cesedi Seine Nehri’nde bulunur. Genç kadının vücudundan herhangi bir darp izi bulunmak ve intihar etmiş olabileceği düşünülür. Morga kaldırılan kadının cansız bedeni buradaki insanların dikkatini çeker. Özellikle kadının yüzü son derece güzel ve bir gülümsemeye sahiptir. O gün morgda görevli olan bir patolog bu kadar güzel yüzü olan bir ölünün yüzünün maskesinin yapılmasını ister. Kısa süre içinde kadın Fransa’da ünlü hale gelir. Pek çok mağazada kadının yüzünün alçıdan imal edilmiş heykelleri satılmaya başlanır. Kadının yüzü o kadar ünlü olur ki pek çok yazar ve şair için ilham kaynağı haline gelir. İlerleyen zamanlarda kadının neden öldüğü hakkında da çeşitli söylentiler ve görüşler ortaya atılmaya başlar. Pek çok bilim adamı boğulma yüzünden ölen birisinin yüzünün bu kadar muntazam şekilde kalamayacağını, en azından şişlikler olacağı konusunda hemfikir olurlar. Tıpkı düşen adam gibi bu kadının da kimliği hiçbir zaman ortaya çıkmadı.

7.Sudanlı Çocuk

Kimliksiz İnsanlar-Sıradışı insanlar-Kim Olduğu Bilinmeyen İnsanlar 3

Bu fotoğraf aslında son 20 yıla damgasını vurmuş önemli fotoğraflar arasında yer alıyor. Amerikalı fotoğraflı Kevin Carter Sudan’da fotoğraf çekimi için gittikten sonra etrafta dolaşarak çeşitli fotoğraf kareleri almak ister ve karşısına hayatını değiştirecek olan bir fırsat çıkar. Sudan’da iç savaşın devam ettiği 1993 yılında gerçekleşen bu olayda Carter, birkaç kilometre ötede bulunan beslenme merkezine sürünerek ulaşmaya çalışan Sudanlı bir çocuğu görür. Çocuk hem çok ufaktır hem de sürünerek o kadar uzak bir mesafeyi kat etmesi zordur. Çocuğun hemen birkaç metre yanında ise bir akbaba beklemektedir. Bilindiği gibi akbabalar canlılara saldırmazlar. Sadece ölüleri yemeye teşebbüs ederler. Sudanlı çocuk ve hemen yanında onun ölmesini bekleyen akbabanın tek kare fotoğrafını çeken Kevin Carter arkasını döner ve oradan ayrılır. Carter Amerika’ya döner ve çekmiş olduğu bu tek kare fotoğraf New York Times gazetesine basılır ve dünyanın görmesi sağlanır. Aynı zamanda Carter çektiği bu tek kare fotoğraf ile 1994 yılında Pulitzer Fotoğrafçılık ödülünü alır. Ancak çok geçmeden insanların tepkisini çekmeye başlar. Çünkü Carter bu fotoğraftaki çocuğu akbaba ile baş başa bırakıp oradan ayrılmıştır. Nitekim Carter vicdan azabı duymaya başlar ve bir süre sonra intihar eder. Sudanlı çocuğu kim olduğu ve akıbeti tarihteki bilinmezlikler arasındaki yerini alır.

6.Everest Dağı’ndaki Cansız Bedenler

Bilindiği gibi Everest Tepesi dünyanın en yüksek tepesi ve kendine güvenen usta dağcıların mutlaka tırmanmak istedikleri bir yer. Buraya tırmanan dağcılar bu sayede diğer sıradan dağcılardan ayrılırlar. Everest tepesine ilk tırmanış 1922 yılına kadar uzanıyor. O tarihten bu zamana kadar çok sayıda insan buraya tırmanmaya çalıştı. Teknolojinin ilerlemesi dahi buraya tırmanmayı kolaylaştırmadı. Özellikle insan vücudunun soğuğa ve basınca dayanıklı olması tırmanma konusundaki en önemli nokta. Bu bölge karlarla kaplı olduğu için tırmanış sırasında hayatını kaybedenlerin vücutları bir süre sonra karların altında kalıyor ve soğuk sebebiyle herhangi bir deformasyona uğramadan kalabiliyor. Bu bölgede zaman içinde bulunan cesetlerin pek çoğunun kimliği ortaya çıktı. Doğal olarak cesetleri oradan indirmek yerine o bölgede başlarına bir işaret yerleştirerek kim oldukları ve bulundukları bölge işaretlendi. Şu ana kadar 200’ün üzerinde dağcının kimliği belirlenebildi. Bulunan cesetler arasında en çok bilinen ise yeşil botları bulunan ve bir mağara içinde hayatını kaybeden adamın cesedi oldu. Bir mağaranın içinde olduğu için cesette bozulmalar olmuştu ve bu sebeple bu adamın kim olduğu hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Sadece Green Boots yani yeşil botlu olarak adlandırıldı. Kim olduğu net olarak ortaya çıkmasa da yapılan araştırmalar 1996 yılında Everest’e tırmanmaya çalışan bir grup dağcıdan bir tanesi olduğu düşünülüyor. Bugün Everest tırmanışlarında yeni cesetlerle karşılaşılması doğal karşılanan bir durum oldu. Eğer karın altında kalmışsa cesedin kimliği de ortaya çıkarılabiliyor.

5.Vinnitsa’daki Son Yahudi

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Yahudilere uyguladıkları soykırım bugün hala konuşulmakta. Savaşın bitiminden sonra Nazi ölüm mangasında görevli bir askerin not defterinin arasından çıkan bir fotoğraf bir anda dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Fotoğrafın arasında “Bilinmeyen Bir Erkek Yahudi” yazıyordu. Diz çökmüş şekilde duran bu adamın hemen yanında bulunan bir Nazi askeri adamın kafasına bir silah doğrultmuş ve muhtemelen bu fotoğraf karesi adamın son anlarında çekilmişti. Fotoğrafta ayrıca ölüm mangasını oluşturan diğer askerlerin de olduğu görülmekte. Vinnitsa, İkinci Dünya Savaşı sırasında en çok Yahudi’nin katledildiği yerlerden bir tanesi. Katledilen insanlar buralardaki toplu mezarlara gömüldüler. Bu fotoğrafta yer alan adamın kim olduğu ise hiçbir zaman bulunamadı. Bu fotoğraf karesini çeken kişinin de bir süre sonra idam edilmiş olma ihtimali oldukça yüksek.

4.D. B. Cooper

Amerikan tarihinin en azılı suçlularından bir tanesi de D. B. Cooper takma adını kullanan şahıstı. 1971 yılında bir yolcu uçağını kaçırarak uçaktaki herkesi rehin aldı. Pilotlardan, Seattle ile bağlantı kurarak 200.000 dolar para, 4 adet paraşüt ve yakıt ikmali için bir kamyon ayarlanmasını istedi. Uçak Seattle havaalanına indi ve bu istedikleri kendisine iletildi. Ayrıca uçağı Mexico City’e kaçıracağı için yeterli yakıt da alındı. İstekleri yerine getirilen D. B. Cooper uçaktaki tüm yolcuları serbest bıraktı. Tekrar havalanan uçak Mexico City’e doğru uçarken D. B. Cooper uçağın en arkasında buluna kapıyı açarak paraşütle atladı. Adamın iniş yapma olasılığı bulunan bölgede FBI delicesine bir arama çalışması başlattı. Bu arma çalışması Amerika tarihinin en büyüklerinden bir tanesidir. Ancak gariptir ki adamın izine rastlanmadı. Paraşütü bile ortada yoktu. Aradan geçen 4 yıllık bir süre sonunda D. B. Cooper’ın yanına aldığı 200.000 doların bir kısmı Columbia Nehri’nde akıntıda ilerlerken bulundu. Olayın üzerinden neredeyse 50 yıl geçti ancak D. B. Cooper’ın gerçek kimliği bir türlü gün yüzüne çıkmadı.

3.V-J Günü Denizcisi

Japonya’nın Amerika’ya teslim olduğu gün olan 14 Ağustos 1945 tarihinde Amerikan halkı sokaklara dökülerek bunu kutlamak istedi. Amerika’nın her yerinde büyük kalabalıklar delirmişçesine eğleniyorlardı. Ünlü Time Square meydanı da kalabalıktı. O gün orada bulunan fotoğrafçı Alfred Eisenstaedt de elindeki fotoğraf makinesi ile ilginç kareler yakalamaya çalışıyordu. Nitekim istediği ilginç kareyi de yakalamayı başardı. O anda orada bulunan bir denizci bir hemşireyi tutup öperken Eisenstaedt de bu anı fotoğraflamayı başarmıştı. Fotoğraf kısa sürede kutlamaların bir ikonu haline geldi. Fotoğrafa konu olan denizci ve hemşirenin kimlikleri asla ortaya çıkmadı. Bazı görgü tanıkları, denizcinin oradan geçmekte olan hemşirenin kolundan çekip bir anda onu öptüğünü ve birbirlerini dahi tanımadıklarını söylemekte.

2.Bayan Babuşka

Kimliksiz İnsanlar-Sıradışı insanlar-Kim Olduğu Bilinmeyen İnsanlar 4

Dünya’yı sarsan önemli olaylardan bir tanesi de Amerikan Başkanı John F. Kennedy’e yapılan suikasttır. Üzerinden 50 yıl geçmiş olmasına rağmen suikastı kimin yaptığı bulunamadı. Ancak o anlara ait görüntü kayıtları incelendiğinde civarda bulunan bir kadın son derece ilgi çekiyordu. Kafasında başörtüsü benzeri bir bez bulunan kadının elinde de kameraya benzer bir alet görülmekteydi. Değişik açılardan izlendiği zaman sonradan “Bayan Babuşka” olarak adlandırılacak olan bu kadının başkan Kennedy’nin aracını son derece güzel bir açıdan gördüğü fark edildi. Bütün bunlardan sonra pek çok kişi Babuşka’nın suikastın içinde olduğu ve ikinci el silah atışını yaptığı üzerinde hemfikir oldu. Kadının var olan fotoğrafları o kadar net olmasına rağmen kim olduğu hiçbir zaman bulunamadı. Olaydan sonra Beverly Oliver adında bir fotoğrafçı, bu kadının kendi dükkanına gelerek elindeki fotoğraf makinesi içinde bulunan fotoğrafları tab ettirmek istediğini söyledi. Ancak polis tarafından sorgulanan Oliver çok fazla tutarsız konuşunca polisi inandıramadı. Günümüzde Bayan Babuşka hala esrarını koruyan bir kişi.

1.Tiananmen Meydanı ve Tankın Önünü Kesen Adam

Bu görüntüler dünya tarihinin kaydedilmiş en bilinen görüntüleri. 1989 yılında Çin’in ünlü Tiananmen Meydanı öğrenci protestolarının merkezi olmuştu. Protestolar o kadar büyüdü ki ordu harekete geçmek durumunda kaldı. Meydana gönderilen tanklar en ufak hareketlenmede kendilerini gösteriyorlardı. 5 Haziran 1989’da çekilen görüntülerde hareket halinde olan bir tankın önünde duran adam bir anda dünyanın ilgi odağı haline geldi. Adamın etrafından manevra yapmak istemesine rağmen adamın buna izin vermemesi ve tankın hareket edememesi insanların akıllarına kazınan görüntüler oldu. 2 dakika boyunca adam tankın ilerlemesine izin vermedi. Aradan geçen 30 yıla yakın süre zarfında görüntülerdeki bu adamın kim olduğu ortaya çıkmadı ve hakkında pek çok polemik konusu ortaya atıldı. Bazıları adamın hükumetten birisi olduğunu savunurken bazıları ise halkın içinden çıkmış bir adam olduğu görüşünü ortaya attı. Hatta görüntülerin dünya basınında yer almasından sonra adamın bulunup idam edildiği de söylentiler arasında. Çin hükumeti, Tiananmen Meydanı’nda yapılan bu protestolardan bahsedilmesi yasakladı. Protestolardan bahseden kitaplar imha edildi, kitapları yazanlar ise ya hapse atıldı ya da idam edildi. Ancak görüntülerin anında dünyaya servis edilmesi tankın ilerlemesine izin vermeyen bu adamı kahraman yaptı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu