Yararlı Bilgiler

Dünyanın En Korkunç Ölümleri

Dünyanın en korkunç ölümleri, dünyanın en feci ölümleri, dünyanın en ilginç ölümleri vb.. ilginç bilgiler için aliskanlik.com

Dünyanın En Korkunç Ölümleri

Tarih boyunca inanları öldürmek her zaman için hayatın gerçeklerinden bir tanesi olmuştur. Birbirlerine üstünlük sağlamak isteyen hükümdarlardan, savaşta yakalanan esirlere kadar öldürmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Ancak bunun yanında bir de tamamen şans eseri feci şeklide hayatını kaybeden insanlar da olmuştur. Bu insanlar genellikle başlarına böyle feci bir ölümün geleceğini tahmin etmeden hareket eden insanlardır. Dünyanın en ilginç ölümleri ve tarihte adı geçen bazı önemli insanlar da yaptıklarıyla değil başlarına gelen feci ölümlerle hatırlanmakta. İşte dünyanın en korkunç ölümleri listesinde olanlar.

10.Phalaris’in Brazen Boğası (MÖ 570 – MÖ 554)

Phalaris, tarihteki en acımasız diktatörlerden biri olarak bilinir. Sicilya civarlarına hâkim olan bu diktatöre yaranmak isteyen pek çok kişi de onun etrafında bulunuyordu. Bu kişilerden bir tanesi de Perillos adını taşıyan bir bronz ustasıydı. Dünyanın en feci ölümleri listesinde kendi bulduğu bir işkence ve aynı zamanda öldürme aracını Phalaris’e sundu. Bu alet bronzdan yapılma bir boğaydı. Boyutları da gerçek bir boğa ile aynıydı. Ancak içi boştu. İçinin boş olmasının sebebi ise kurbanın bu boğanın içine sokulacağı içindi. Kurban boğanın içinde sokulduktan ve kilitlendikten sonra, boğanın altına bir ateş yakılırdı. Yavaş yavaş ısınan bronzdan yapılmış boğa kurbanın da ısıdan yavaş yavaş yanarak ölmesine sebep olurdu. Boğanın bazı yerlerinde dışarıya açılan borular bulunuyordu. Bu boruların yapılmasının sebebi ise kurbanın ölürken attığı çığlıkların dışarıdan duyulması içindi. İşin en tuhaf tarafı ise Phalaris’in hükümdarlığı sona erdiğinde kendisinin bu boğanın içinde öldürülmesiydi.

9.David Douglas (1799-1834)

İskoç kâşif ve botanikçi olan David Douglas, çalışmalarını Amerika’da sürdürmek için buraya bir seyahat gerçekleştirdi. Kendisinin aynı zamanda Brown Dağlarına çıkan ilk dağcı olduğu da iddia edilmekte. Ancak ünlü botanikçinin hayatı boyunca elde ettiği tüm başarılar onun ölüm şeklinin gölgesinde kaldı. 1834 yılında Hawai’de bulunan Mauna Kea’da yürüyüş yaptığı sırada farkında olmadan bir çukura düştü. Bu çukur sıradan bir çukur değildi. Yerliler tarafından açılmış ve sığır avlamak için kullanılan bir çukurdu. Douglas’ın çukura düştüğü sırada bu çukurda bir sığır olup olmadığı bilinmiyor. Ancak eğer öncesinde bir sığır yoksa Douglas çukura düştükten bir süre sonra bir ya da birkaç sığırın da çukura düşmüş olabileceği olasılıklar dahilinde. Çünkü Douglas çukurun içinde feci bir şekilde can vermişti. Elbiseleri yırtılmış, vücudu parçalanmış ve tanınmayacak bir hale gelmiştir. Yapılan otopside bir boğanın Douglas’ın ölümüne sebep olduğu anlaşıldı. Bununla birlikte bir kesim ise Douglas’ın adada bulunan başka bir İngiliz tarafından çalışma yapmasını engellemek için kasıtlı bir şekilde öldürüldüğünü düşünmekteler.

8.György Dozsa (1470-1514)

Tarih boyunca hükümdarları devirmek için hep birileri var oldu. Pek çoğu bu konuda başarılı olup hükümdarı devirseler de başarısız olanlar da oldu. İşte bu başarısız olan kişiler bunun bedelini çok ağır bir şekilde ödediler. Hükümdarı devirmeye çalışmanın cezasının ölüm olduğu tüm tarih kitaplarında yazmakta. 1514 yılında Macar bir asker olan György Dozsa köylülerin krala karşı kışkırtarak bir isyan çıkmasına sebep oldu. Bu başarısızlıkla sonuçlanan isyan sonrasında Dozsa yakalandı. Ölüm cezasına çarptırılan Dozsa’nın infazı ise tarihte görülmemiş kadar korkunçtu. Önce kafasına demir bir taç takıldı ve bu taç elinde sıcak bir asa buluna bir asker tarafından asa ile ısıtılmaya başlandı. Dozsa’nın ölümünü izlemeleri için kardeşi ve köylülerde getirilmişti. Kafasındaki taç bir taraftan ısıtılırken diğer taraftan da askerler Dozsa’nın bedenini üç parçaya ayırdılar. Ancak işkence bu kadarla kalmamıştı. Orada bulunan kardeşi ve köylülere Dozsa’nın vücudundan koparılan et parçaları atılan yemeleri istendi. Buna karşı çıkanlar da hemen anında öldürüldü. Karşı çıkmayanlar ise eski liderlerinin etleri ile güzel bir ziyafet çektiler.

7.Münster İsyanı Liderleri (1536)

Başarısızlıkla sonuçlanan bir başka isyan da Münster İsyanı olarak bilinir. Protestan Reformu’nun hızlı bir şekilde yayılmaya başlandığı Almanya’da küçük sayılacak bir grup ortaya çıkarak Münster şehrinin yönetimini ele geçirdi. Grubun liderleri ise Bernhard Krechting, Bernhard Knipperdolling ve Jan van Leiden’di. Amaçları ise Münster şeklini tıpkı Kudüs gibi kutsal bir merkez haline getirmekti. Bunu yaparken de buradaki zenginlere ait özel mülklerin onların ellerinden alınarak halk arasında eşit bir şekilde yeniden dağıtılmasını amaçlıyorlardı. Bir süreliğine bunu hayata geçirmeyi başardılar. Dışarıdan şehre yapılan saldırı girişimleri 18 ay boyunca geri püskürtüldü. Ancak zamanla şehirdeki insanların şehri savunmadaki güçleri yavaş yavaş düştü. En sonunda ise bu üç lider yakalandılar. Halka açık bir yerde işkence görmeye başladılar. Boyunlarına çivili demirler takıldı. Diğer taraftan kızgın demirler ile vücutlarına yarıklar açılmaya başlandı. İşkenceyi yapanların dikkat ettikleri en önemli konu işkence yaptıkları bu üç lideri mümkün olduğunca canlı ve bilinçli tutmaya çalışmalarıydı. Yani hemen ölmelerini istemiyorlardı. Vücutlarından bir saat boyunca et koparmaya devam edildi. Bu bir saatin sonunda ise üçünün kalbine birer hançer saplanarak idam edildiler. Halkla ibret olması açısından parçalanmış bedenleri kilisenin duvarına asılı halde bulunan bir kafesin içinde sergilenmeye başlandı. Cesetler bir süre kafeslerin içinde bekletildi. Günümüzde hala bu kafesleri St. Lambert Kilisesi’nin duvarlarında asılı halde görmek mümkündür.

6.Genç Cato (MÖ 95 – MÖ 46)

Romalı bir devlet adamı olan Genç Cato, halk tarafından sevilen ve halkın bütünlüğünü sevgi ile sağlayan bir devlet adamıydı. Birlikte yaşadığı dönemde Caesar ile sık sık rakip oldu. İlerleyen dönemlerde Caeasar iktidara gelince onun yönettiği bir Roma’da yaşamak istemediğini söyleyerek intihar etme girişiminde bulundu. Kılıcını kendi midesini sokarak intihar girişiminde bulunsa da tek elinin sakat olmasından dolayı sadece bir kez kendini bıçaklayabildi. En yakınında bulunan ve sesi duyan kişiler odaya girdiklerinde bağırsaklarını dışarı çıkmış bir şekilde yerde yatarken buldular. Vakit kaybetmeden doktor çağırıldı ve dışarı çıkmış olan bağırsakları yeniden vücuduna yerleştirildi. Bu esnada Cato’nun bilinci yerinde değildi. Cato kendine geldiğinde kurtarılmış olduğunu gördü ve yarasını yeniden açarak organlarını dışarı çıkardı. Bu kez kimsenin olaydan haberi olmadı ve Cato hayatını kaybetti.

5.Saint Lawrence (225-258)

Bir papaz olan Lawrence dönemin Roma imparatoru Valerian’ın katı ve anlamsız dini kurallarına karşı geldi. Bu kurallardan en fazla tepki çekeni ise tüm Hristiyanların Roma tanrılarına ibadet etmelerini istemesiydi. Dönemin Papası II. Sixtus da dahil olmak üzere pek çok din adamı bu duruma karşı çıktı. İmparator, karşı çıkan kişilerin unvanlarını ve tüm mallarını ellerinden almakla tehdit etti. Bunun neticesinde ise karşı çıkan din adamları idam edilmeye başlandı. Öldürüleceğini bilen Lawrence, sahip olduğu tüm malvarlığını Roma’da yaşayan fakirler arasında paylaştırdı. Bu durum Valerian’ı çok daha fazla öfkelendirdi. Bu yüzden de Lawrence için çok korkutucu bir ölüm hazırladı. Altından kömürlerle ısıtılan büyük bir ızgara hazırlattı. Tıpkı bir et pişirir gibi Lawrence’ın bedeni bu ızgarada pişirildi. Hatta bir rivayete göre eşit şekilde pişmesi için sürekli olarak çevriliyordu.

4.İmparator Valerian

Valerian, korkunç ölüm teknikleri uygulaması ile bilinen bir hükümdardı. Roma ordusu ile Pers ordusu arasında çıkan savaş sonrasında Roma ordusu yenik düştü ve Valerian esir düştü. Tarih Valerian’ı bir savaşta esir düşen ilk ve tek Roma imparatoru olarak anmakta. Rivayete göre Valerian esir düştükten sonra son derece kötü ve aşağılayıcı bir muamele ile karşılaştı. Hatta kendisine bir sandalye gibi muamele edildi. Günümüze gelen bazı kaynaklarda Sasani İmparatoru I. Şapur’un Valerian’ın esirliğinden sıkıldığını ve en sonunda onu erimiş altın içirerek öldürdüğünü yazmakta. Ancak ölümünden sonra dahi kendisine yapılan işkence bitmemiştir. Derisi kediotu ile kaplanmış, vücudunun içi tamamen gübre ve saman ile doldurulmuştur. Sonrasında ise çeşitli tapınaklarda sergilenmeye başlanmıştır.

3.II. Edward (1284-1327)

Yaklaşık 20 yıl boyunca İngiltere Kralı olan Edward’ın saltanatı hep çalkantılı geçti. İzlediği politikalar sürekli olarak eleştirildi. İdamın çok fazla yaygın olmadığı İngiltere’de kendisine karşı gelen pek çok askeri idam ettirdi. Ancak 1326 yılında tahttan düşürülmesine engel olamadı ve sürgüne gönderildi. Tahttan indirildikten sonra yerine oğlu III. Edward çıktı. Çok geçmeden yeni krala babasının öldüğü haberi iletildi. Çok geçmeden II. Edward’ın yönetimin üst kademesinden gelen bir emir ile öldürüldüğü ortaya çıktı. Bu dönemde işkence ile öldürülme pek yaygın olmamasına karşın II. Edward’ın ölümü son derece feci bir şekilde oldu. Eski kralın bir duvara çivilenerek anüsüne bir boynuz sokulduğu ortaya çıktı. Ancak işkence bu kadarla kalmamıştı. Boynuzun içinden sokulan sıcak bir demir ile II. Edward’ın iç organları yakılmıştı. Ancak bütün bu anlatılanlara karşı pek çok tarihçi bunların birer uydurma ve tahtan indirilen krala nasıl bir işkence uygulandığını halka göstermek amacıyla yapılan propagandanın bir parçası olduğuna inanmakta. Bununla birlikte II. Edward’ın homoseksüel olduğu da biliniyordu. Bu işkence yöntemi onun bu durumuna da atıfta bulunmak için uydurulmuş olabilir.

2.Balthasar Gerard (1557-1584)

Gerard İspanya Kralı II. Philip’e karşı isyan çıkaran I. William’a suikast düzenleyen kişi olarak biliniyor. İspanya Kralı isyan çıkarma teşebbüsünde bulunan I. William’ın öldürülmesi için tam 25.000 kron ödül koydu. Bunu öğrenen Gerard ise bu ödülü kazanmak için vakit kaybetmeden Hollanda’ya gitti. Çeşitli bağlantılar kuran Gerard bir şekilde I. William’a yaklaşmayı başardı. William’ın düzenlediği bir toplantı sırasında onu iki defa vurmayı başardı. William hayatını kaybetmiş olsa da Gerard anında yakalandı. Yasalar gereği yargılansa da bunun formaliteden yapıldığı belliydi. Aldığı cezanın başlangıcında kırbaçlandı. Sonrasında ise özel bir maddeden üretilen ve ısındığı zaman darlaşan ayakkabılar giydirilerek ayaklarının darlaşan bu ayakkabılar içinde ezilmesi sağlandı. Hemen peşinden vücuduna kaynar pastırma yağı döküldü. William’ı öldürürken kullandığı tabancayı tutan sağ eli kor sıcak bir demir kullanılarak yakıldı. Sonrasında ise kerpeten kullanılarak kolundan ayrıldı. Vücudu dört parçaya ayrıldığında hala hayattaydı. Kafası kesilip öldürülmeden hemen önce ise kalbi sökülerek yüzüne atıldı.

1.François Ravaillac (1578-1610)

Bir diğer suikastçı olan François Ravaillac, Fransa Kralı IV Henry’i öldürmeye çalıştı. Hedef kral olduğu için yakalandığı zaman başına gelecek infaz ise en feci infazlardan bir tanesi olacaktı. Ravaillac, kral Paris sokaklarında arabasıyla dolaşarak ona yaklaştı ve bıçaklamayı başardı ancak bu öldürme girişimi ardından hemen yakalandı. Kendisine yardım edenleri açıklaması için büyük işkenceler gördü. İki bacağı da kırıldıktan sonra Ravaillac hala tek başına hareket edebiliyordu. Kolları kükürt kullanılarak yakıldı. Bununla birlikte ellerinden ve ayaklarından halatlarla bağlanarak dört tarafa çekilmeye başlandı. Vücudunda oluşan yaraların üzerine kızgın ya ve çeşitli erimiş metaller döküldü. En sonunda kolları ve ayaklarına bağlanmış halatlar 4 tane ata bağlanarak atların farklı yönlere koşması sağlandı. Vücudu parçalara ayrıldığında orada bulunan ve öfkesi dinmeyen mafya çete üyeleri parçaları toplayarak çok daha küçük parçalara ayırdılar.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu