1. Ana Sayfa
  2. Güzel Sözler
  3. Özdemir Asaf Sözleri-Özdemir Asaf Şiirleri

Özdemir Asaf Sözleri-Özdemir Asaf Şiirleri

Özdemir Asaf Sözleri

Özdemir Asaf sözleri, Özdemir Asaf şiirleri, Özdemir Asaf kimdir, Özdemir Asaf en güzel sözleri, Özdemir Asaf aşk sözleri, Özdemir Asaf hayatı, Özdemir Asaf en güzel sözleri  gibi en güzel sözler için aliskanlik.com

Özdemir Asaf Hayatı

Özdemir Asaf kimdir? Beraber inceleyelim

Özdemir Asaf asıl adı ile Halit Özdemir Arun, 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara’da dünyaya gelmiştir. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne ve de 1 yıl eğitim gördüğü Gazetecilik Fakültesine devam ettiği esnada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalışmış ayrıca birçok çeviri de yapmıştır.

İlk yazısı Servet-i Fünun yani Uyanış isimli dergide yayımlanmıştır. Ayrıca kendisi Cumhuriyet Dönemi Türk şairlerinden de biridir. Sanat Basımevini 1951 yılında kurmuştur. Ayrıca tüm kitaplarını da Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımlamıştır.

Ayrıca ünlü şair Temel Hakları Yaşatma Derneği’nin de kurucularından biri olmuştur. Şair 1955’te kendisinin de ilk şiir kitabı olan Dünya Kaçtı Gözüme şiirlerini ve ondan sonra yayımlanan şiirleri de aynı basımevinde yayımlamıştır.

Ünlü şair Özdemir Asaf, 28 Ocak 1981 yılında hayata gözlerini yumdu.

Özdemir Asaf Sözleri

Özdemir Asaf sözleri sizlerle;

Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.

Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın!

İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?

Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri, yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.

Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.

Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken ölmem ki. Beklersem.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…

İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Ama olmaz olsun.

Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti.

Dost gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.

“Geleceğim bekle” dedi. Ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi. Ama kimse ölmedi.

Bekle dedi gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.

Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen.

Dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.

Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak gerekir, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak.

Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.

İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince şair olurmuş.

Mutluluğun gözü kördür yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür öbürü uykusunda bile bağırır.

Özdemir Asaf Aşk Sözleri

Özdemir Asaf aşk sözleri sizlerle;

Adının üstüne anılar koyma sen mezar değilsin. Anılar adının ardından gelsin sen duvar değilsin…

Unutsun beni demişsin bu bana imkânsız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni hatırlamam gerekiyor.

Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.

Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum.

Dünyanın nüfusu ikiye bölünüyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.

Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi imla kitabına baksam ben den ayrı yazılıyorsun.

Ne zaman nereye gitmedimse hiç kimseyi de incitmesem de konular birikti kendiliğinden ben ne kadar biriktirmesem de.

Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi. Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.

Son isteğin nedir? Sorusu çok çok kolaydır ilk isteğin nedir? Sorusundan. Çünkü o soruyu kimse kimseye soramadı korkusundan.

Bir anda her şeyden vazgeçip gitmek kolaydır nasılsa ama marifet değil. Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler bu sokaklar, bu meydanlar ikimize yetmez…

Yanına kadar koştuktan sonra bir adım daha atamayacaksan eğer, oraya kadar sakın koşma. Sana değil bekleyene yazık olur.

Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.

Yaşamak ilkin sevgi ile sevmek ile başlar doğumla doğmakla değil. Yaşam da sevgisizlikle biter ölümle ölmekle değil…

Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, önceden alnına yazılmıştır…

Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz gerçekten öyle oldu önce siz bittiniz.

Yanına kadar koştuktan sonra, Bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.

Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları küsüyor geceleri çok seviyorum.

Seni büyük buldum anladım seni güzel buldum korudum seni küçük buldum uyardım seni yakın buldum uyudum biri yanlış idi unuttum.

Kendini bir şeye bölmesini bil bilmezsen bir şeyi bilmesini bil onu da bilmezsen anlatıyorum olan oluvermez ölmesini bil.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git ya konuş gel ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep yeniden başlamak isterim.

Tutkuların evinde savaş kırıkları var kül olmuş bir bütünün yonga yanıkları var. Eski özlemlilerin yeni bahçelerinde anı kuyularının suskun çığlıkları var.

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.

Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!

Ölebilirim bu genç yaşımda en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda sevgilim seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

Bazen dayanmaktır pekguzelsozler.com sevmek hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek sevdiğine layık olabilmek. Ve bazen hayattır sevmek birini çok uzaktayken bile yüreğinde.

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Özdemir Asaf Kimdir

Özdemir Asaf kimdir beraber inceleyelim.

Özdemir Asaf, Türk edebiyatı içerisinde her zaman kısa özlü sözleri ile ve de düşündüren özgün sözleri ile yer almıştır. Usta bir şekilde sözcüklerle oynar ve de söz sanatlarını en iyi şekilde kullanmaktadır. Zıtlıkları ve benzerlikleri bir arada tutarken aynı zamanda bu konuların da inanılmaz bir farklılığa sahip olduğunu bizlere anlatmaktadır.

Özdemir Asaf’ın özel hayatında da oldukça kibar ve de anlayışlı olduğu bilinmektedir. Örneğin bir gün bindiği bir taksiciyle arasında geçen diyalog sıkça anlatılmaktadır. Kekeme olan taksiciye karşı yanlış anlaşılmamak ve de onu alaya aldığını düşündürmemek adına “r”leri söyleyemeyen Özdemir Asaf gideceği yerin de içinde “r” harfi olduğu için gitmek istediği yere uzak olan ama kekelemeden söyleyeceği bir yerin adresini verir.

Şiirlerinde akıcılığı fark etmemek mümkündür. Büyük bir şair olacağı küçük yaşlarından beri belli olmasına karşın Özdemir Asaf her zaman ve her kesimden insana karşı mütevazi davranmıştır.

Lisede bir edebiyat öğretmeni herkese şiir okutmasına karşın “r” harfini telaffuz edemeyen Özdemir Asaf şiirleri okutmadan bir başkasına geçer. Buna karşı içerlenen büyük şair öğretmenine nedenini sorduğunda öğretmeni; “Sen şiir okumuyorsun, şiirin canına okuyorsun.” Diye cevap vermiştir. Buna karşın ileriki tarihte ünlü şair en çok okunan şiir olan Lavinia şiirin yazar ev bu şiirin son dörtlüğünde hiç “r” harfi olmamaktadır. Dolayısıyla kendi şiirini istediği şekli ile okuyabilmektedir.

Özdemir Asaf, düşündürücü bir şiir teması kullanmayı her zaman tercih etmiştir. Şiirlerinde insan-toplum ilişkisine önem vermiş ve de bu temayı hemen hemen her yönü ile şiirlerinde kullanmıştır.

Özdemir Asaf, her ne kadar az bilinen bir yönü olsa da oldukça şakacıdır ve derin bir mizah anlayışı vardır. Bunu özel hayatında da sıkça gösteren ünlü şair, edebi eserlerinde taşlama yaparak ve alay konulu eserler vererek göstermiştir.

Hayatının son dönemlerine doğru şiirlerindeki dize sayılarını azaltmayı tercih etmiştir. Daha sade ve daha öz şiirler yazmayı seçen ünlü şairimiz Özdemir Asaf, şiirlerinde kendi davranışlarını da soyutlama yolu ile açıklamak istemiştir.

Birçok şiirinin bazı bölümlerinde şairin hem iç hesaplaşmalarından dolayı duyduğu hem de toplum ile yaptığı hesaplaşmalardan kaynaklı bir buruk öfke izleri hissedilmektedir.

Yorum Yap

Yorum Yap